İNEBOLU GENÇLER MAHFİLİ (KULÜBÜ)
Mondros Mütarekesi’nden sonra, İnebolu Ticaret İdadisi’nden bazı öğrenciler ile diğer mahalli gençler, Yüzbaşı Osman Nuri Bey’in de teklif ve irşadıyla İnebolu Gençler Birliği’ni kurmuş ve eski İttihat ve Terakki Binası’nda İnebolu Gençler Mahfeli adı altında çalışmaya başlamıştır.
İnebolu Gençler Mahfili, azınlıkların taşkınlıkları ve bu taşkınlıkların
yarattığı gerginlik sonucu doğmuştur. Mahfilin açılış amacı, gençlerin millî
menfaatler etrafında toplanması ve azınlıklara karşı bir birlik oluşturması idi.
Mondros Mütarekesi’nin doğurduğu kötü sonuçları gören İnebolu gençleri,
kahvelerde ve evlerdeki görüşmelerin faydasızlığını ve hatta zararlarını
anlamışlardı. Çünkü evlerde yapılan toplantılar belli bir aşamadan öteye
gidemiyordu. Gençlerin daha çok faydalı olabilmeleri için plânlı ve programlı
olarak belli bir teşkilat çatısı altında toplanmaları zaruri idi. Bunun yanı
sıra Pontusçulardan da çeşitli tehdit ve kışkırtmalar geliyordu. Rum ve Ermeni
azınlıklar tarafından kendilerine yapılan bu haksız ve nankörce saldırılar
karşısında İnebolu gençleri, harekete geçmişler ve İnebolu Gençler Mahfili’ni
kurmuşlardır. Hüsnü Açıksöz, bu cemiyetin 27 Temmuz 1919’da kurulduğunu
belirtmektedir.
İnebolu Gençler Mahfili’nin Kurucuları
Bu cemiyetin kurucuları şunlardı:
Mustafa Selim, Mustafa Nuri, Asker Mustafa, Mustafa Fehmi, Mustafa Sıtkı, Reji
Müdürü Mustafa Cemal Azmi, Tapucu Kamil, Ahmet Hamdi, Şevket Ahmet Faik,
Fotoğrafçı Recep, Manifaturacı Recep, Muallim Şükrü, Rizeli Abdullah, Baytar
Sadık, Muallim Lâtif, Altıkulaç Mehmet, Trabzonlu Remzi, Kemâl, Cebeci Sabri,
İbrahim, Alaeddin, Muallim Mehmet.
İnebolu Gençler Mahfeli, daha sonra Türk Ocağı’na dönüşmüştür. Ancak, bu dönüş
tarihi tam olarak tespit edilememiştir. Türk Ocağı’na dönüşen birliğe, Şükrü
Ustaoğlu, Selahaddin Tümer, Şükrü Tekant, Naim Tığlı, Ahmet Soğangöz, Cemal
Kayaalp, Maliyeci Şevket, İsa Tüzer, Baki Kurtoğlu, Çolak Ahmet, Şakir İşeri,
Numan Bey, Mustafa Gürsoy, Kölenin Mehmet Gürsoy, Adil Tığlı, Mehmet Tırmandı,
Sesi Boğuk İhsan Bey, Mustafa Bilaç, Hoca Şükrü, Ali Hamdi ve Nazif Bey’ler
katılmışlardır.
Bu gençlerden bazıları Mondros Mütarekesi’nden sonra, eski medresenin (Yahya
Paşa Camiinin karşısındaki belediye binası) reis odasında gizlice
toplanıyorlardı. Bundan haberdâr olan Yüzbaşı Osman Nuri, bu fedakâr gençlere
yardım ederek eski İttihat ve Terakki Binası’nın tutulmasını sağladı.
Önceleri “İnebolu Gençler Mahfili” adı ile maksatlarını gizleyerek ve siyasetten
bahsetmeden çalışmaya başlayan gençlerin bu canlılıkları yerli Rumların
gözlerinden kaçmamıştı. Rumlar ,bu cemiyeti dağıtmak için gizlice İngilizlere,
Patrikhane’ye hatta İnebolu Kaymakamlığına ve Kastamonu Valiliği’ne yaptıkları
ihbar üzerine tahkikat açılarak, Mahfil’in yönetim kurulu üyeleri iki defa
Kaymakamlığa gelen İngiliz Komiseri’nin sorgularına maruz kalmışlardı.
Gençler bütün bu zorluklara karşın faaliyetlerine devam ederek teşkilatlarını
genişletmişlerdi. İçinde bulundukları maddî imkânsızlıkların yanında,
toplantılarını yapacak doğru dürüst bir binalarının olmayışı, gençlerin işlerini
güçleştirmişti. Bütün bunlara ilâveten, sık sık takibe uğramaları ve kendilerine
baskı yapılması, çalışma şartlarını daha da zorlaştırmakta idi.
İnebolu Gençler Mahfili’nin Tüzüğü
Tüzük’te Mahfil’in amacı ve çalışma şekli ile ilgili aşağıdaki ilkelere yer
verilmiştir:
1- Çevrenin kültür düzeyi göz önüne alınarak ve siyasetten bahsetmeksizin
memlekete millî terbiyeyi, tarih ve sosyal bilgiyi öğretmek. Bu amaçla halkın
kendi örf ve ananelerini tanımaları, tarihlerinden haberdâr olmaları temin
edilmiş olacaktır. Çünkü geçmişini bilmeyen milletler geleceğine yön veremezler.
Bu faaliyetler yapılırken çevredeki ilim adamları ile de sıkı münasebet
kurulmalıdır.
2- Cemiyet bu gayesine ulaşmak için bütün gayreti ile çalışacaktır. Bu
çalışmalar arasında dergi ve gazete yayınlamak, konferanslar vermek, gece
okulları açarak ders vermek, kitap yazmak, fakir fukara ve şehit çocuklarını
yedirip içirerek onların bir meslek sahibi olmalarına yardımcı olmak. Ayrıca
dinî ve millî örfümüze hiç yakışmayan dilenciliği ortadan kaldırmaya çalışmak
gibi faaliyetleri sayabiliriz.
3- Halk arasında geçmişteki büyüklerimizden örnekler vererek, büyüklere saygı
küçüklere sevgi düsturunu anlatmak, unutulmaya yüz tutmuş milli geleneklerimizi
ve sanatlarımızı tekrar canlandırmak için gerekli çalışmaları yapmak.
4- Fakir çocuklarını okutturmak, kalem, defter, kitap, elbise gibi ihtiyaçlarını
temin etmek.
5- Halkı mübarek gün ve gecelere saygı duymaya teşvik etmek, bu konuda
ilgisizliği görülen kişileri bilinçlendirmek ve ikaz etmek, halkı toplantı ve
vaazlara alıştırmak, cami ve kabristan gibi yerlerin korunması için gerekli
teşebbüslerde bulunmak.
6- Halk arasında ihtikâr, ihtiras ve şahsî çıkarcılık gibi kötü huyları ortadan
kaldırmaya çalışmak.
7- Düğünlerde güzel âdetlerimizi muhafazaya çalışmak, bunun yanında kötü
alışkanlıkları ve lüzumsuz masrafları ortadan kaldırmaya çalışmak.
8- İçkinin maddî ve manevî zararlarını anlatarak, halkı bu zararlı maddeden
vazgeçirmeye çalışmak.